Genç, Dinamik ve Özgün: Arven Müzik & Sahne Sanatları

Ankara’nın soğuk havasını ısıtacak yepyeni bir sanat okulu açıldı! 21 Ekim’de kapılarını açan Arven Müzik & Sahne Sanatları, yepyeni bir sanat anlayışı ve dinamik kadrosuyla dikkatleri kısa sürede üzerine çekti.

Okul öncesinden başlayarak müzik ve sanat alanında eğitim vermeye hazılanan Arven Müzik & Sahne Sanatları’nı okulun kurucularından Gökçe Bayulu’dan dinledik…

– Öncelikle ‘Arven’in açılımı ile başlayalım isterseniz, farklı ve dikkat çekici bir isim, hikâyesini grifons.com okurları ile paylaşır mısınız?

Çok teşekkür ederim. Ben, fantastik filmlere bayılırım. Orada ki dünyalara, karakterlere ve aynı zamanda da isimlere. Arven, Lord Of The Rings’ te bir karakter. Anlamı da ‘ esin perisi, asil, yüksek ‘ demek … Esin perisi yani ‘ilham ‘ sanatın ve yaratmanın en temel taşıdır. Yola çıkarken tek motivasyonum insanlara ilham olmak ve onlardan ilham almak oldu hep. Bu sebeple Arven bize çok yakın geldi ve içimize sindi.

– Arven Müzik & Sahne Sanatları Başkent’e yeni bir sahne, yeni bir bakış açısı getirmek üzere yola çıktı. Bu anlamda hedefleriniz neler?

Ankara’da ki ilk müzik okulu değiliz elbette ki, bir sürü sanat okulu ve kurslar var. Fakat en temel hedefimiz kurs mantığından sıyrılmak .. Herkes bir telaş içerisinde çocuğum piyano öğrensin, çocuğum bale de yapsın diye düşünüyor. Ne yazık ki sistem de bunun bir parçası olmayı zorunlu kılıyor. Biz biraz daha profesyonel hareket etmeyi hedefliyoruz. Mesela “demo” dersler yaparak çocuklarımızın hangi enstrümanı seçeceğine kendilerinin karar vermelerini istiyoruz. Müzik, kulak ve ritm duygularına değerlendirerek, velilerimizle daha iyi iş birliği içerisinde olabilmek adına çalıştaylar düzenlemek, eğitimler vermek istiyoruz. Derslerimiz tabi ki müzik – enstrüman dersleri ama çocuklarımızın pedagojik yönlerini de doyurmak, beslemek gibi temel hedeflerimiz var. Yalnızca ‘kurs’ almalarını değil, hayatlarına dokunmak istiyoruz.

– Siz müzik ve sahne eğitimi kaç yaşından itibaren başlamalı?

Bu konu ile ilgili birçok tartışma ve söylemler var. Ben kendi deneyimlerimden yola çıkarsam, okul öncesi 4–6 yaş derim. Çocuklarımızın okuma yazma öğrenmeden önce, müziğin alfabesini öğrenmiş olmaları, ödev sorumluluğu ve iç disiplinlerinin gelişecek olması mükemmel bir kazanım. Fakat herkes 4-6 yasında başlayamıyor elbette ya da bu bir kural değil diyelim. Aynı zamanda 8- 9 yaşlarından itibaren psikomotor gelişimleri tamamlandığında; okuma- yazma öğrenildiğinde ve geliştiğinde, ritimsel anlamda duyularını keşfetmeye açık hale geldiklerinde, bu yaşlar da piyano eğitimi için çok idealdir.

– Arven Müzik & Sahen Sanatları konsepti ve dekoruyla da oldukça dikkat çekecek gibi görünüyor. Burada nasıl bir yol izlediniz?

Cok teşekkür ederiz. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Belki de sanatın içinde olmanın faydası ya da empati kurabilmek de diyebiliriz. Kendimizi veli ve çocuk olarak düşünüp kendi dünyamızı, zevkimizi elimizden geldiğinde yansıtmaya çalıştık .

– Yeni ve yenilikçi bir eğitim yaklaşımı ile farklı bir duruş sergiliyorsunuz. Geri dönüşler nasıl, nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Bu farklı duruşumuzun sebebi ‘Asla tam değilim ve öğrenecek çok şey var…’ mantığını ekip olarak yani Arven olarak çok benimsemiş olmamız . Bu düşünce, kendimize devamlı yeni şeyler katmamızı ve gelişmemizi sağlıyor. Bu gelişimi insanlarla paylaşmak ve büyümek de çok güzel bir sinerji oluşturuyor. Geri dönüşler çok keyifli, tatlı ve motive edici.

E. İlkay Yaprak
e.ilkay@grifons.com