Taksim metrosunda bulunan İstanbul Kitapçısı, yeni bir sanat galerisi olarak hizmet verecek. ‘Resmemaneti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Resim Koleksiyonu’ sergisi ile açılan Taksim Sanat, özel bir seçki ile sanat severleri ağırlamaya hazırlanıyor.
İstanbul’un çeşitli mekanlarında sergilenen bu özel seçkiyi bir araya getiren serginin küratörlüğünü Mehmet Lütfi Şen üstleniyor.
Sergi açılışı öncesinde grifons.com’un sorularını yanıtlayan Şen; sergiye özel hazırlanan katalogda, Sezer Tansuğ’un 1993 yılında 43 Ressam arkadaşı ile gerçekleştirdiği ‘Geleneksel Kültüre Çağdaş Yorum 66 Kare’nin bu sergide özel bir yeri olduğunu vurguluyor.
Aşiyan’daki Tevfik Fikret Evi, Şişli Atatürk Müzesi ve Atatürk Kitaplığı’nda yer alan resimlerden oluşan sergide; Şen’in çalışmalarıyla bir araya getirilen; Abdülmecid Efendi’nin Sis Tablosu, Abdülhak Hamit ve Recaizade Mahmud Ekrem portreleri, İbrahim Çallı’nın ilk Atatürk Portresi, Burhan Doğançay’ın Surname-i Muradiye tablosu gibi paha biçilmez eserler bulunuyor.

Sergide yer alan eserleri, geleneksel kültürümüze önemli bir ‘saygı duruşu’ niteliği taşıdığını belirten Mehmet Lütfi Şen, bu eserlerin sanat ve kültür mirasının gelecek nesillere aktarılması adına önemli bir rol üstleneceğinin de altını çiziyor. Özellikle, usta isimlerinden tablolarının yer aldığı seçkinin özel olarak katologlanmış olmasına dikkat çeken Şen, ‘Koleksiyonları, üslupları ve özgün eserleri ile uluslararası sanat camiasında şöhret kazanan Türk ressamların eserlerinin bugünün sanatçılarına, sanat tarihçilerine ve dönem araştırmacılarına ışık tutacak nitelikte’ olduğunu sözlerine ekliyor.

Sergi içerisinde Sezer Tansuğ’un ‘Geleneksel Kültüre Çağdaş Yorum 66 Kare’ çalışması ile ilk karşılaşmasını ise şöyle anlatıyor; “66 Kare” 1992 yılında ilk olarak TÜYAP’ta sergileniyor ve ben 1993 yılında öğrenci iken katalogunu bir sahafta buldum. Sezer Tansuğ’un bu müthiş projesi ile karşılaştığımda küratör olmadığım için o katalogu yıllarca sakladım. Daha sonra Atatürk Kitaplığı’nda ofisim olduğu sırada ’66 Kare’yi depoda gördüm. Sezer Tansuğ’dan sonra ilk sergiyi CRR’de hemen ardından Art- İstanbul Sanat Fuarı’nda sergiledim.
Burhan Doğançay ile yaptığımız görüşmede, kendisine sürpriz olarak Surname-i Muradiye’sini gösterdiğimde gözleri doldu. Sürekli olarak sergilenmesini istiyordum. Bu katalogda ve sergide 66 Kare’nin yer alması, Sezer Tansuğ’a saygı ve bu projeye saygı açısından çok önemli. Kendisi küçük ama imge değeri çok yüksek bu proje, günümüz sanatçılarına da yeni ufuklar açacak özel çalışmaları bünyesinde barındırması açısından oldukça önemli.”
