Bir Sanat Biçimi Olarak; Oyun

1900’lü yılların başından bu yana ‘Hümanist’ yaklaşımların en önemli ayaklarından birisini de çocuklar oluşturuyor. Çocukların kişisel ve bilişsel gelişimi üzerine yapılan araştırmaların yanı sıra; beyin görüntüleme tekniklerinin artması ile birlikte, oyunun çocuklar üzerindeki etkileri de net bir biçimde ortaya konuldu.

Çocukluğunu sokakta oynayarak geçirenler, hayal kahramanları ile mutlu olanlar, kendi oyunlarını kurarak; ait hissettikleri ne varsa oyunlarının içerisine saklayanlar ve dahi bir çocuğun oyununu izlerken yaşadıklarını bir bir anlayanlar.

Zaman içerisinde psikolojinin de argümanları arasında yer alan oyunlar, bugünlerde çocuk terapisinin önemli aşamalarından birini oluşturuyor. “Çocuk Merkezli Oyun Terapisi” adı verilen bu yöntemi, Hazal Avad Oyun Terapisti Merve Erbaş’a sordu.

– Merhaba. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Merhabalar. İsmim Merve ERBAŞ, Aile Danışmanı ve Oyun Terapistiyim.

-Sizi oyun terapisi alanında uzmanlaşmaya iten motivasyonunuz ne oldu?

Lisansımın sosyal hizmet olması kesinlikle. Üniversite son sınıfta Çocuk Esirgeme Kurumu’nda ve Sosyal Hizmet Merkezi’nde yaptığım staj meslek hayatımın yönünü değiştirdi. Çocuk Esirgeme Kurumun’a gelen çocuklar bana dışarıdaki hayatın tozpembe olmadığını herkesin eşit şartlarda yaşamadığını acı bir şekilde gösterdi. Çocuk Esirgeme gibi kurumlar tabi ki çok yararlı ve mutlaka olması gereken kurumlar fakat orada çalışma yapmak bana yetmedi. Sorun çıktığında illa ki bir çözüm yolu bulunur. Asıl mesele sorunu engellemek. Buradan hareketle oyun terapisine yöneldim. Oyun terapisinde çocuklar problemlerini kendilerinin çözebilmesi için – teşvik edilir ve bu da hayat başarısı için temel gibidir.

– Çocuk Esirgeme Kurumu’ndaki çocuklar bakım verenler açısından hayata eksik başlıyorlar ve oyun teorisinin; bu eksikliklerinin yetişkinlik hayatlarında ‘iyi olma halleri’ ne giden yolu açtığını söyleyebilir miyiz?

Evet. Bir anne şefkati veremiyoruz maalesef, ama çocuk içinde bulunduğu duruma isyan ederken oyun terapisine başladığında durumu kabullenip buna rağmen iyi olabilmeyi öğreniyor.

-Peki oyun terapisi uygulamak için ne/nelere ihtiyacınız oluyor?

Günlük yaşamı taklit eden basit oyuncaklara ( mutfak malzemeleri, minyatür oda takımları, bebekler, arabalar, askerler, silahlar, su, kum, kaplar, boyalar, hamurlar, battaniye, ip çocuğun oynayabileceği -elektronik olmayan her şey ) ve sonsuz bir kabul etme haline. Oyun terapisinin en sevdiğim özelliği de bu. Oyuncaklar ve şartları ne olursa olsun her çocuğu olduğu gibi kabul etmişlik.

-Bu süreçte karşılaştığınız engel/engeller oluyor mu?

Çocuklardan olmuyor fakat aile içeride ne yaşandığını bilemediği için merak haliyle benimle iş birliği yapıp çocuğun arkasından iş çevirmeye çalışıyorlar. Terapist hanım siz bir konuşsanız ödevlerini ya da evdeki işleri yapmıyor diyen oluyor kibarca reddediyorum. Bunun yanında tabi oyun terapisi çocukla çalışıldığı için hemen sonuç vermiyor. Yarıda bırakmak isteyenler oluyor. Bunun içinde ön görüşmede durumu açıklayıp sözlü bir anlaşma yapıyoruz.

-Günümüzde; bizler de dahil olmak üzere tüketim çılgınlığı içinde yaşıyoruz. Çocuklar ve yaratıcılığın (üretimin) önemini sorsak sizlere?

Kesinlikle içinde bulunduğumuz dönem bir tüketim fırtınası gibi. Bir an önce durdurulamaz ya da en azından yavaşlatılamaz ise doğal kaynaklarımızdan ruhsal kaynaklarımıza kadar her şeyi tüketmiş ve doymamış bir vaziyette bulabiliriz kendimizi. Tabi ki yetişkinler olarak bizler tükettiğimizde çocuklar bunun doğal olduğuna, tüketmenin ihtiyaç olduğuna inanacaklar.

Sonuç olarak da düşünme yetisi yaratıcılık yok olacak birilerine bir şeylere muhtaç bir yaşam başlayacak. Oysaki üretimi öğretsek çocukların öncelikle algısının açılacağına inanıyorum. Öncelikle çevreyi algılayıp elindeki materyallerden üretmek isteyen çocuk düşünmek zorunda kalır, üretirken hayal gücünü zorlar, basmakalıptan kurtulur, özgün olur, iç dünyasını yansıtmanın bir yoludur ayni zamanda üretmek, çocuk ürettiğiyle anlatabilir kendini bu da benlik kazanımını sağlar, özgüven (yapabilirim), özeleştiri (daha iyisini yapabilirdim) gibi birçok alanda gelişim gösterir.

Kendini, sınırlarını öğrenir, sınırlarını zorlayabilir. Bunun yanında motor becerileri gelişir, motor becerisinin gelişmesi demek beyin gelişiminin dolayısıyla problem çözme becerisinin gelişmesi demektir.

Üretirken günlük stresten uzaklaşır, belki sorunlarına ürettiği sırada çözümler bulabilir.

-Günümüz çocuklarının gelişim süreçleri ve bu süreç oyun terapisinin katkılarını gelişimsel olarak alsak bir de?

Günümüz çocuklarına baktığımızda artık neredeyse tek yönlü bir gelişim gösterdiklerini görüyoruz bu da genelde başarı odaklı olmaları. Aileler çocuklarının okul başarısına takılmış durumdalar. Çocuklar da aileyi memnun etme çabası içindeler. Ailenin istediği başarıyı gösteremeyen çocuk kendini yetersiz hissediyor ve içe kapanma ya da tam tersi eksiğini kapatmak istercesine aşırı uç davranışlar sergiliyorlar. Terapi sürecinde çocuk kendi yeterliliklerini baskı altına girmeden görme imkânı buluyor ve kaybettiği güveni geri kazanıyor. Terapi surecinde 4 seansta bir aileyi süreçle ilgili görüşmeye davet ediyoruz. Bu görüşmelerde de ailenin yaptığı hataları düzeltmeye çalışıyoruz. Sonuç olarak bilinçlenmiş ebeveyn ve baskıdan kurtulmuş çocuk gibi hisseden çocukla sureci tamamlıyoruz.

Bu sadece bir gelişimsel alan örneği, çocukla çalışmak demek evle çalışmak demek aslında. Çünkü hiç bir çocuk psikolojisi bozuk olarak doğmuyor. Aile tutarsızlıklarıyla ya da gergin bir ortam sunarak çocuğu etkiliyor. Günümüz çocuklarının psikolojik olarak gelişimleri genel anlamda mutsuzluğa doğru ilerliyor. Yine tüketmek ve üretmekten örnek vermek gerekirse, teknolojinin yanlış kullanılmasıyla ilişkilerimizi tüketiyoruz çocuk yine bunu bizden örnek alıyor. Sosyal bir ilişki üretemiyor çünkü aileden ilişkiyi kurmayı değil ilişkiyi azaltmayı tüketmeyi öğreniyor.

– Konu ile ilgilenen ailelere önerebileceğiniz kaynaklar var mı?

Tabi ki.

Leylâ Navaro – Gerçekten Beni Duyuyor Musun?
Dr. Özgür Bolat – Beni Ödülle Cezalandırma
Hal Edward Runkel – Bağırmayan Anne Baba Olmak
Aletha J. Solter – Oyun Oynama Sanatı
Daniel J. Siegel / Tina Payne Bryson – Bütün Beyinli Çocuk

Hazal Avad
avadhazal@gmail.com