‘Çini’den Gelen Huzur: Eminönü Hünkar Kasrı

Eminönü sokakları kalabalığından ürkülen, adımların hızlandığı ve tam da bu nedenle etrafımıza en az baktığımız yerdir İstanbul’da. Kim bilir kaç kez Yeni Cami’nin hemen sağındaki kemerin altından geçip gitmişizdir de, bir kez olsun başımızı kaldırmamışızdır. Ya da, (-ki ben denemiştim) tahta panjurlu pencerelerin arasından sızan ışığın nereye vurduğunu merak etsek bile, görememişizdir. Artık görebilirsiniz!

III. Murad döneminde yapımına başlanan Kasır, çıkan yangından sonra harap halde yıllarca kalmış. Sultan IV.Mehmet’tin annesi Turhan Hatice Sultan’ın büyük gayreti ile tamamlanmasının ardından kullanılmaya başlanan Kasrı’n 1940’lı yıllarda kapatılmasının ardından bu kez de çinilerinin bir kısmı çalınarak yurt dışına kaçırılmış.

Yeni Cami’nin hemen yanında Hünkar Kasrı olarak yapılan bu özel bölüm, İstanbul Ticaret Odası’nın özel çabası ile restore edilerek, bir süredir aktif olarak kullanılıyor. İlk olarak, hemen altında gördüğümüz ufak atölyelerde geleneksel el sanatları öğretilirken, şimdi Kasrı’n tamamı ziyarete açılmış.


Bugünlerde, içerisinde özel bir İSMEK sergisini ağırlayan Kasrı’n duvarlarındaki çinilerle büyülenmek, Hünkar mahfilini görmek, tavandaki muazzam işlemelere dalıp gitmek; hemen altınızdaki karmaşadan fersah fersah uzakta huzura dalmak isterseniz, bu fırsatı kaçırmayın!